<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[TURKBIKERS FORUM - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.turkbikers.com/</link>
		<description><![CDATA[TURKBIKERS FORUM - http://www.turkbikers.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 14:07:25 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Çanakkale Kutlamaları]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3602</link>
			<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:01:14 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3602</guid>
			<description><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlamalarına Katılacakmıyız.<br />
Yada Çanakkale'ye herhangi bir organizasyon yapılacakmı bu yıl.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlamalarına Katılacakmıyız.<br />
Yada Çanakkale'ye herhangi bir organizasyon yapılacakmı bu yıl.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Motosiklet dünyasında bir ilk: MotoORA]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3601</link>
			<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 15:06:28 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3601</guid>
			<description><![CDATA[http://www.motoora.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[http://www.motoora.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dijital Km Saati Uygulaması]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3600</link>
			<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:48:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3600</guid>
			<description><![CDATA[Motoruma bisikletlerde kullanılan dijital km saatinden aldım. (ambalajında "9 işlevli kablolu bisiklet bilgisayarı" deniyor bu ürün için)<br />
<br />
Geçenlerde de bu saatin uygulamasını gerçekleştirdim.<br />
<br />
Lastik çevresini saatin ilgili yerine mm cinsinden kaydediyorsunuz ve ölçüm bu değere göre yapılıyor. <br />
<br />
Dün düşük hızlarda yaptığım ölçüm denemelerinde motorun km saati ile bu dijital saatin az buçuk uyuştuğunu gördüm. <br />
<br />
Net bir ölçüm değer elde etmek için jant çevresi için kaydettiğimiz değer üstünde oynamak lazım.<br />
<br />
Bu saatin işlevleri:<br />
<br />
-Hız<br />
-Ana km<br />
-Ara km<br />
-Maksimum hız<br />
-Ortalama hız<br />
-Seyahat süresi<br />
-Saat<br />
-Hız karşılaştırıcı (ortalama hızla mukayese)<br />
-Aynı anda tüm değerleri görebilme(tarama)<br />
<br />
<br />
Janta bir mıknatıs yerleştiriyoruz <br />
<br />
<br />
<br />
Çatala da mıknatısa karşı gelecek bir okuyucu yerleştiriliyor<br />
<br />
<br />
Km saatinin konumu<br />
<br />
<br />
alıntı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Motoruma bisikletlerde kullanılan dijital km saatinden aldım. (ambalajında "9 işlevli kablolu bisiklet bilgisayarı" deniyor bu ürün için)<br />
<br />
Geçenlerde de bu saatin uygulamasını gerçekleştirdim.<br />
<br />
Lastik çevresini saatin ilgili yerine mm cinsinden kaydediyorsunuz ve ölçüm bu değere göre yapılıyor. <br />
<br />
Dün düşük hızlarda yaptığım ölçüm denemelerinde motorun km saati ile bu dijital saatin az buçuk uyuştuğunu gördüm. <br />
<br />
Net bir ölçüm değer elde etmek için jant çevresi için kaydettiğimiz değer üstünde oynamak lazım.<br />
<br />
Bu saatin işlevleri:<br />
<br />
-Hız<br />
-Ana km<br />
-Ara km<br />
-Maksimum hız<br />
-Ortalama hız<br />
-Seyahat süresi<br />
-Saat<br />
-Hız karşılaştırıcı (ortalama hızla mukayese)<br />
-Aynı anda tüm değerleri görebilme(tarama)<br />
<br />
<br />
Janta bir mıknatıs yerleştiriyoruz <br />
<br />
<br />
<br />
Çatala da mıknatısa karşı gelecek bir okuyucu yerleştiriliyor<br />
<br />
<br />
Km saatinin konumu<br />
<br />
<br />
alıntı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[13 Tonluk Dev Motosiklet]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3599</link>
			<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 09:48:14 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3599</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
video]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
video]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Boulderhane]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3598</link>
			<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 09:42:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3598</guid>
			<description><![CDATA[Boulderhane İstanbul beyoğlunda kaya tımanışı ve dağcıların stres atmak için gittiği ve bu uygulama ülkemizde fazla yaygın olmadığı içinde güzel bir yer.<br />
<br />
Gitmek isteyen ve burayı bilmeyenler vardır diye paylaşıyorum.<br />
<br />
http://www.boulderhane.com<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Boulderhane İstanbul beyoğlunda kaya tımanışı ve dağcıların stres atmak için gittiği ve bu uygulama ülkemizde fazla yaygın olmadığı içinde güzel bir yer.<br />
<br />
Gitmek isteyen ve burayı bilmeyenler vardır diye paylaşıyorum.<br />
<br />
http://www.boulderhane.com<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Turkbikers Motoplus'a Katılıyor, Biletler geldi.]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3597</link>
			<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 11:29:45 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3597</guid>
			<description><![CDATA[Turkbikers Motosiklet Kulübü Her sene olduğuy gibi bu sen de fuarda olacak. Standımıza tüm üyelerimiz davetlidir. Fuar kulüplere 20 adet davetiye gönderiyor, bu rakam oldukça az ancak gelmek isteyen üyelerimize bilet sağlamaya çalışacağız. Bileti olanlar, fuarda görevli olanlar ( sınırsız giriş kartı ) ve kolayca edinebilecekler haricinde bilet isteyenler 20 bilet için isimlerini yazsınlar. Kişi başı 1 adet verebileceğiz, kimseye hak geçmesin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Turkbikers Motosiklet Kulübü Her sene olduğuy gibi bu sen de fuarda olacak. Standımıza tüm üyelerimiz davetlidir. Fuar kulüplere 20 adet davetiye gönderiyor, bu rakam oldukça az ancak gelmek isteyen üyelerimize bilet sağlamaya çalışacağız. Bileti olanlar, fuarda görevli olanlar ( sınırsız giriş kartı ) ve kolayca edinebilecekler haricinde bilet isteyenler 20 bilet için isimlerini yazsınlar. Kişi başı 1 adet verebileceğiz, kimseye hak geçmesin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Elcik ısıtma..]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3596</link>
			<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 10:13:17 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3596</guid>
			<description><![CDATA[Yıllardır ,bu konuda hep kararsızdım ,kısmetse bu hafta taktıracam..<br />
<br />
Ufak bir araştırma yaptım..Piyasada iyi diye bilinen ,''Oxfort,Daytona ve Hondanın orjinali'' var.. Tabiki karar veremedim ,kullanan arkadaşlardan tavsiyeler bekliyorum..Ne nedir ,işlevleri ,kullanım rahatlığı gibi..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yıllardır ,bu konuda hep kararsızdım ,kısmetse bu hafta taktıracam..<br />
<br />
Ufak bir araştırma yaptım..Piyasada iyi diye bilinen ,''Oxfort,Daytona ve Hondanın orjinali'' var.. Tabiki karar veremedim ,kullanan arkadaşlardan tavsiyeler bekliyorum..Ne nedir ,işlevleri ,kullanım rahatlığı gibi..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zx-12 nin aküsüne ulaşma eziyeti]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3593</link>
			<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 11:08:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3593</guid>
			<description><![CDATA[2 hafta kadar önce motoru çalıştırmaya çalıştığımda akünün gücünün çok azaltığını marş basmadığını görünce vurdurarak çalıştırmaya uğraştım.. başaramadım<br />
neyse dün gece aküyü yerinden sökeyim , bir elektrikçide şarj ettiririm dedim , akü benim eski Cbr gibi koltuğun altında değildi, şasede deponun altında bir kapak var,onun arkasında olduğunu düşündüm (doğruymuş), ancak vidaları sökmekle olmuyor, koltuğu ve depo üst korumasınıda komple çıkartmak gerekiyormuş, o kadarını yapamadım.<br />
şimdi motoru çalıştıramadım, akü konumundan dolayı takviyede yapamıyorum<br />
ben ne yapıcam ? konu hakkında bir fikri olan var mı? illa depoyu mu sökeceğim?<br />
bu akü yerini dizayn eden japon mühendis abilere bol bol selam söyledim dün geceden]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2 hafta kadar önce motoru çalıştırmaya çalıştığımda akünün gücünün çok azaltığını marş basmadığını görünce vurdurarak çalıştırmaya uğraştım.. başaramadım<br />
neyse dün gece aküyü yerinden sökeyim , bir elektrikçide şarj ettiririm dedim , akü benim eski Cbr gibi koltuğun altında değildi, şasede deponun altında bir kapak var,onun arkasında olduğunu düşündüm (doğruymuş), ancak vidaları sökmekle olmuyor, koltuğu ve depo üst korumasınıda komple çıkartmak gerekiyormuş, o kadarını yapamadım.<br />
şimdi motoru çalıştıramadım, akü konumundan dolayı takviyede yapamıyorum<br />
ben ne yapıcam ? konu hakkında bir fikri olan var mı? illa depoyu mu sökeceğim?<br />
bu akü yerini dizayn eden japon mühendis abilere bol bol selam söyledim dün geceden]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HAYDARPAŞA GARI İÇİN İKTİDARIN PLANI BAKIN NEYMİŞ]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3592</link>
			<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 00:20:29 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3592</guid>
			<description><![CDATA[Haydarpaşa Tren Garı'nın "yanması" sonrasında herkes sessizliğe bürünmüştü. Hükümetten yapılan ilk açıklamalarda garın tadilatı yapılarak yeniden hizmet vereceği söylendi. Ancak bu sessizliğin nedeni çok geçmeden anlaşıldı. Tarihi Haydarpaşa Garı kapatılarak Alış-Veriş ve Otel yapılacakmış!<br />
<br />
Konuyla ilgili Sol.org haber sitesinin haberi şöyle:<br />
<br />
Bugün Haydarpaşa Garından kalkan Doğu, Başkent, Boğaziçi ve Cumhuriyet Ekspresleri son kez gardan yolcu taşıyacak. İki yıl boyunca tren seferlerine kapatılacak olan gar iki yıl sonra yolculara değil alışverişe ve otel konuklarına ev sahipliği yapacak.<br />
<br />
Marmaray ve Yüksek Hızlı Tren bahanesiyle iller arası yolcu taşımacılığına kapatılan Haydarpaşa Garı’nın AVM ve Otel olması önündeki engellerden birisi olan iller arası yolcu taşımacılığı bugünden itibaren sonlandırılıyor. Şimdi geride kalan tek engel olan Haydarpaşa Banliyösü ise Mart ayından itibaren kademeli olarak kapatılacak.<br />
<br />
Trenler son kez kalkacak<br />
Tren ulaşımının merkez noktası olan Haydarpaşa Garı bugün son kez iller arası yolcu taşımacılığına ev sahipliği yapacak. Bu günden itibaren Doğu, Başkent, Boğaziçi, Güney, Fatih, Ankara ve Cumhuriyet Ekspresleri bir daha Haydarpaşa Garı’na dönmeyecek.<br />
Haydarpaşa Garı'nın kapatılmasındaki temel amacın Hızlı Tren ya da Marmaray Projesi olmadığı ortada. Amaç AVM ve otele dönüşecek bir Haydarpaşa...<br />
<br />
Raylar tek hattan yapılabilir ancak rant yapılamaz<br />
Uygulama için raylar hızlı tren için uygun değil açıklaması yapan yetkililere karşı Birleşik Taşımacılık Sendikası ısrarla çift hatlı olan yolda tek hat üzerinden uygulamanın yürütülmesini talep etmiş ancak bu talep hükümet tarafından ısrarla görmezden gelinmişti.<br />
<br />
Konu ile ilgili geçtiğimiz günlerde Haydarpaşa Garı’nda bir basın açıklaması yapan “Toplum, Kent ve Çevre için Haydarpaşa Dayanışması” grubu da hat çalışmalarını tek hat kapatılarak yapılmasını önermiş ve konuyla ilgili çok önemli bir gerçeğe dikkat çekmişti.<br />
<br />
soL Haber Portalı yazarı Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, bugünkü yazısında Haydarpaşa Garı projelerine sessiz kalınmasına tepki gösterdi.<br />
<br />
Hızlı tren hattı mı yapılıyor?<br />
“İktidarın 2014’te “İstanbul’a hızlı tren getireceğiz” taahhüdü ile Ankara’dan Köseköy’e kadar ayrı bir güzergâhta ve 250 km/h hız ile gelen yolun, Köseköy’den İstanbul’a kadar geleceği güzergâh bu tarihe yetişmeyeceği, hatta tam olarak da projesi olmadığı için Köseköy-Pendik arası mevcut yolun kullanılma telaşı bundandır” denilen açıklama şöyle denildi: “Bu hatta öngörülen azami işletme hızı 160 km/h olacağından tren Köseköy’den sonra hız açısından normal tren olacaktır. Yukarıda da açıkladığımız üzere Ankara-İstanbul YHT yolu Köseköy’den sonra da ayrı bir hattan gelmelidir.<br />
<br />
“Amaç Haydarpaşa garını sermayeye açmak”<br />
Bu gerçekler göz önüne alındığında amacın, Keseköy-Haydarpaşa garı arasında hızlı tren hattı yapılmasından ziyade, Haydarpaşa Garı’nın demiryollarından arındırılması ve garın sermayeye açılması olduğu açık biçimde görünüyor.<br />
<br />
KAYNAK : <br />
Odatv.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Haydarpaşa Tren Garı'nın "yanması" sonrasında herkes sessizliğe bürünmüştü. Hükümetten yapılan ilk açıklamalarda garın tadilatı yapılarak yeniden hizmet vereceği söylendi. Ancak bu sessizliğin nedeni çok geçmeden anlaşıldı. Tarihi Haydarpaşa Garı kapatılarak Alış-Veriş ve Otel yapılacakmış!<br />
<br />
Konuyla ilgili Sol.org haber sitesinin haberi şöyle:<br />
<br />
Bugün Haydarpaşa Garından kalkan Doğu, Başkent, Boğaziçi ve Cumhuriyet Ekspresleri son kez gardan yolcu taşıyacak. İki yıl boyunca tren seferlerine kapatılacak olan gar iki yıl sonra yolculara değil alışverişe ve otel konuklarına ev sahipliği yapacak.<br />
<br />
Marmaray ve Yüksek Hızlı Tren bahanesiyle iller arası yolcu taşımacılığına kapatılan Haydarpaşa Garı’nın AVM ve Otel olması önündeki engellerden birisi olan iller arası yolcu taşımacılığı bugünden itibaren sonlandırılıyor. Şimdi geride kalan tek engel olan Haydarpaşa Banliyösü ise Mart ayından itibaren kademeli olarak kapatılacak.<br />
<br />
Trenler son kez kalkacak<br />
Tren ulaşımının merkez noktası olan Haydarpaşa Garı bugün son kez iller arası yolcu taşımacılığına ev sahipliği yapacak. Bu günden itibaren Doğu, Başkent, Boğaziçi, Güney, Fatih, Ankara ve Cumhuriyet Ekspresleri bir daha Haydarpaşa Garı’na dönmeyecek.<br />
Haydarpaşa Garı'nın kapatılmasındaki temel amacın Hızlı Tren ya da Marmaray Projesi olmadığı ortada. Amaç AVM ve otele dönüşecek bir Haydarpaşa...<br />
<br />
Raylar tek hattan yapılabilir ancak rant yapılamaz<br />
Uygulama için raylar hızlı tren için uygun değil açıklaması yapan yetkililere karşı Birleşik Taşımacılık Sendikası ısrarla çift hatlı olan yolda tek hat üzerinden uygulamanın yürütülmesini talep etmiş ancak bu talep hükümet tarafından ısrarla görmezden gelinmişti.<br />
<br />
Konu ile ilgili geçtiğimiz günlerde Haydarpaşa Garı’nda bir basın açıklaması yapan “Toplum, Kent ve Çevre için Haydarpaşa Dayanışması” grubu da hat çalışmalarını tek hat kapatılarak yapılmasını önermiş ve konuyla ilgili çok önemli bir gerçeğe dikkat çekmişti.<br />
<br />
soL Haber Portalı yazarı Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, bugünkü yazısında Haydarpaşa Garı projelerine sessiz kalınmasına tepki gösterdi.<br />
<br />
Hızlı tren hattı mı yapılıyor?<br />
“İktidarın 2014’te “İstanbul’a hızlı tren getireceğiz” taahhüdü ile Ankara’dan Köseköy’e kadar ayrı bir güzergâhta ve 250 km/h hız ile gelen yolun, Köseköy’den İstanbul’a kadar geleceği güzergâh bu tarihe yetişmeyeceği, hatta tam olarak da projesi olmadığı için Köseköy-Pendik arası mevcut yolun kullanılma telaşı bundandır” denilen açıklama şöyle denildi: “Bu hatta öngörülen azami işletme hızı 160 km/h olacağından tren Köseköy’den sonra hız açısından normal tren olacaktır. Yukarıda da açıkladığımız üzere Ankara-İstanbul YHT yolu Köseköy’den sonra da ayrı bir hattan gelmelidir.<br />
<br />
“Amaç Haydarpaşa garını sermayeye açmak”<br />
Bu gerçekler göz önüne alındığında amacın, Keseköy-Haydarpaşa garı arasında hızlı tren hattı yapılmasından ziyade, Haydarpaşa Garı’nın demiryollarından arındırılması ve garın sermayeye açılması olduğu açık biçimde görünüyor.<br />
<br />
KAYNAK : <br />
Odatv.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Motosiklet Uzun Yol Tavsiyeleri: Ne Giymeli?]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3591</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:38:32 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3591</guid>
			<description><![CDATA[Aslında yolculuğa çıkmak için hiçbirşeye ihtiyacınız yok! Sadece istemeniz yeterli. Sonrasında yanınıza gerekli dokümanları (pasaport, kimlik, ehliyet, v.b.) ve kredi kartınızı alıp motosikletinize atlayarak maceraya başlayabilirsiniz. Zaman dediğinizi duyar gibiyim  İsterseniz o da oluyor. Belki hemen olmuyor ama zamanla bir şekilde farkında olmadan ortamı ona göre hazırlıyorsunuz.<br />
Yok ben öyle çat kapı çıkamam, yolculuk öncesi uzun yol hazırlıklarını da seviyorum diyorsanız, okumaya devam edin yaptığım uzun yol tecrübelerimden 5 konu başlığı altında notlar aktaracağım. <br />
<br />
Konular;<br />
Ne giymeli?<br />
Ne götürmeli?<br />
Motosikleti hazırlama<br />
Nasıl ve Nereye gitmeli?<br />
Kontrol Listesi!<br />
<br />
<br />
<br />
Ne Giymeli?<br />
<br />
İşin özeti uzun motosiklet yolculuklarında sizi koruyacak ve değişken hava koşullarına karşı konforlu seyahat etmenizi sağlayacak malzemeler giymeniz gerekiyor. Hazırlıklarınızı ortalama 0-35 derece sıcaklıklara göre yapmanız gerekiyor. Çok katlı giyenebileceğiniz kıyafetler değişen hava sıkcaklığına göre vucut sıcaklığınızı ayarlamanızda çok yardımcı olacaktır.<br />
<br />
Soğuk Hava<br />
<br />
Soğuk hava koşullarına her zaman hazır olmalısınız. Yaz olmasına sakın aldanmayın. Temmuz ayında Alp dağlarında hava 3 dereceye kadar düşebiliyor. Yanınıza polar gibi sizi sıcak tutacak malzemeler alın. Özellikle rüzgar sizi çok üşütür, rüzgar önleyici malzemeleri çantanızda bulundurun. Üzerinize giyeceğiniz yağmurluk da sizi rüzgara karşı koruyacaktır. Vucut sıcaklığının büyük çoğunluğu boyun bölgesinden kaybedilir, bandana veya buff gibi boynunuzu kapatacak özellikle rüzgar girmesini önleyecek birşey sakın unutmayın.<br />
<br />
Sıcak Hava<br />
<br />
Sıcak hava durumu biraz daha zor. Çok katlı giyinmek sizi hem soğuk hem sıcağa karşı hazırlıklı olmanızı sağlar. Sıcak havada en büyük sorun terlemektir. Onun için içinize sporcuların kullandığı gibi sentetik malzemeler giymek sizi daha kuru tutucaktır. Sentetik malzemeler suyu tutmazlar, hafiflerdir ve kolay yıkanıp, kuruyabilirler. Sıcak da olsa uzun kollu giyinmenizi tavsiye ederim. Kollarınız çok terliyor ve monta yapışıyor.<br />
<br />
Yağmur<br />
<br />
Yolcuğunuzda yağmur yağmayacak diye düşünüyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Yağmur sizi bir yerde muhakkak yakalayacak. Onun için herzaman hazırlıklı olun ve yanınızda alt/üst veya tulum yağmukluk bulundurun. Sakın motunuza ya da pantolonuza güvenmeyin! Alplerde 3 gün hiç durmayan bir sağnak yağmur  altında sürüş yaptım. Uzun süre yağmurlu sürüşlerde motor kıyafetleriniz suyu emecektir. Belki içine geçirmeyecetir ama dış katman ıslak kalacağı için yediğiniz rüzgar yüzünden vucut sıcaklığınız düşecetir. Ayrıca konakladığınız yere göre mazemenizi kurutamazsanız ertesi gün ıslak olarak tekrar giymek zorundasınız. <br />
<br />
Güneş<br />
<br />
Güneş herzaman sürüşü zorlaştıran bir durum. Önden vursa ters ışıkta kalıyorsunuz karşıdan geleni göremiyorsunuz. Arkadan vursa yolu çok aydınlatıyor gözünüz parlıyor resmen. Onun için yanınıza güneş gözlüğü alın. Hatta kendinden güneşliği olan kaskları şiddetle öneriyorum. Güneşli bir havada dağ yolarında gidiyorsanız tünel giriş çıkışları ve gölgeye düşen yamaçlarda güneş gözlüğü veya koyu vizör sizi tehliye atar. Kolaylıkla açıp kapayabileceğiniz güneş gözlüklerini tavsiye ederim.<br />
Unutmadan buradan kask üreticilerine sesleniyorum  vizörlerin genelde buğu önleyicisi oluyor fakat güneşliklerin olmuyor. Soğuk ve güneşli havada sürüş yapıyorsanız güneşlikler buğu yapıyor, önünüzü göremiyorsunuz. Buğu önleyici bulundurmada fayda var.<br />
Mont / Pantalon<br />
Evet şimdiye kadar hep iç giyimden bahsettim. Peki mont nasıl olmalı? Bence 4 mevsim montlar uzun geziler için çok idealler. Yazlık olanlar soğukta, kışlık olanlar da sıcakta bayıltıyor. 4 mevsim bir mont soğuk havada içliğini takıp, içine birden fazla kat giyerek ve dışına da bir yağmurluk giyerek kullanılabilir. Aynı şekilde sıcak havada içliğini çıkarıp, havalandırma deliklerini açarak ve içine de uzun kollu sentetik bir kıyafet giyerek konforlu bir seyahat sağlayabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Kask<br />
<br />
Her zaman Full-Face (tam kapalı) veya Flip-Up (önü açılabilen) kask kullanın. Uzun yol, kısa yol fark etmez! Bunun dışında açık renk kasklar sıcak havalarda nispeten daha serin oluyorlar. Ayrıca sizi daha görünür kılıyorlar. İçinde güneşliği olan ve vizör buğu sorununu çözmüş kaskları tercih edin. Havalandırmasının iyi olması veya vizörü küçük bir aralık açık bırakmaya izin veren kasklar sıcak sürüşlerde işe yarıyorlar.<br />
<br />
Bot<br />
<br />
Botunuzun iyi olması ve ayağınızı koruması çok önemli. Genelde ufak tefek düşmeşerde veya motoru devirmelerde ilk hasar alan yer ayağınız oluyor. Uzun bir yolculukda bunun olmasını istemezsiniz. Ayrıca ayağınızı yağmurda kuru tutmalı ve sıcak havalarda nefes alabiliyor olması önemli, yoksa 8 saat sıcakda motor sürdükten sonra botu uzağa koymak gerekebilir <br />
<br />
Diğer Malzemeler<br />
<br />
Kulak tıkacı unutmayın. Günlük kullanılanlar daha çok işinize yarıyabilir kullandıkça atarsınız. Tek kullanımlık almayacaksanız da yanınıza yedek alın. Su konusuda önemli. Her durduğunuzda su için, bunun için suya kolaylıkla ulaşabilecek malzemeler bakın.  <br />
Giyim kuşam ile ilgili uzun yol tecrübelerimden edindiklerimi aktardım. Bunlar tamamen benim kişisel görüşlerimdir ve her bir yolculuğumda çıkardığım derslerden derlenmiştir :)<br />
<br />
Kaynak : Rüzgarın izinde.. ( serkan sogut)<br />
:happy0167:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aslında yolculuğa çıkmak için hiçbirşeye ihtiyacınız yok! Sadece istemeniz yeterli. Sonrasında yanınıza gerekli dokümanları (pasaport, kimlik, ehliyet, v.b.) ve kredi kartınızı alıp motosikletinize atlayarak maceraya başlayabilirsiniz. Zaman dediğinizi duyar gibiyim  İsterseniz o da oluyor. Belki hemen olmuyor ama zamanla bir şekilde farkında olmadan ortamı ona göre hazırlıyorsunuz.<br />
Yok ben öyle çat kapı çıkamam, yolculuk öncesi uzun yol hazırlıklarını da seviyorum diyorsanız, okumaya devam edin yaptığım uzun yol tecrübelerimden 5 konu başlığı altında notlar aktaracağım. <br />
<br />
Konular;<br />
Ne giymeli?<br />
Ne götürmeli?<br />
Motosikleti hazırlama<br />
Nasıl ve Nereye gitmeli?<br />
Kontrol Listesi!<br />
<br />
<br />
<br />
Ne Giymeli?<br />
<br />
İşin özeti uzun motosiklet yolculuklarında sizi koruyacak ve değişken hava koşullarına karşı konforlu seyahat etmenizi sağlayacak malzemeler giymeniz gerekiyor. Hazırlıklarınızı ortalama 0-35 derece sıcaklıklara göre yapmanız gerekiyor. Çok katlı giyenebileceğiniz kıyafetler değişen hava sıkcaklığına göre vucut sıcaklığınızı ayarlamanızda çok yardımcı olacaktır.<br />
<br />
Soğuk Hava<br />
<br />
Soğuk hava koşullarına her zaman hazır olmalısınız. Yaz olmasına sakın aldanmayın. Temmuz ayında Alp dağlarında hava 3 dereceye kadar düşebiliyor. Yanınıza polar gibi sizi sıcak tutacak malzemeler alın. Özellikle rüzgar sizi çok üşütür, rüzgar önleyici malzemeleri çantanızda bulundurun. Üzerinize giyeceğiniz yağmurluk da sizi rüzgara karşı koruyacaktır. Vucut sıcaklığının büyük çoğunluğu boyun bölgesinden kaybedilir, bandana veya buff gibi boynunuzu kapatacak özellikle rüzgar girmesini önleyecek birşey sakın unutmayın.<br />
<br />
Sıcak Hava<br />
<br />
Sıcak hava durumu biraz daha zor. Çok katlı giyinmek sizi hem soğuk hem sıcağa karşı hazırlıklı olmanızı sağlar. Sıcak havada en büyük sorun terlemektir. Onun için içinize sporcuların kullandığı gibi sentetik malzemeler giymek sizi daha kuru tutucaktır. Sentetik malzemeler suyu tutmazlar, hafiflerdir ve kolay yıkanıp, kuruyabilirler. Sıcak da olsa uzun kollu giyinmenizi tavsiye ederim. Kollarınız çok terliyor ve monta yapışıyor.<br />
<br />
Yağmur<br />
<br />
Yolcuğunuzda yağmur yağmayacak diye düşünüyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Yağmur sizi bir yerde muhakkak yakalayacak. Onun için herzaman hazırlıklı olun ve yanınızda alt/üst veya tulum yağmukluk bulundurun. Sakın motunuza ya da pantolonuza güvenmeyin! Alplerde 3 gün hiç durmayan bir sağnak yağmur  altında sürüş yaptım. Uzun süre yağmurlu sürüşlerde motor kıyafetleriniz suyu emecektir. Belki içine geçirmeyecetir ama dış katman ıslak kalacağı için yediğiniz rüzgar yüzünden vucut sıcaklığınız düşecetir. Ayrıca konakladığınız yere göre mazemenizi kurutamazsanız ertesi gün ıslak olarak tekrar giymek zorundasınız. <br />
<br />
Güneş<br />
<br />
Güneş herzaman sürüşü zorlaştıran bir durum. Önden vursa ters ışıkta kalıyorsunuz karşıdan geleni göremiyorsunuz. Arkadan vursa yolu çok aydınlatıyor gözünüz parlıyor resmen. Onun için yanınıza güneş gözlüğü alın. Hatta kendinden güneşliği olan kaskları şiddetle öneriyorum. Güneşli bir havada dağ yolarında gidiyorsanız tünel giriş çıkışları ve gölgeye düşen yamaçlarda güneş gözlüğü veya koyu vizör sizi tehliye atar. Kolaylıkla açıp kapayabileceğiniz güneş gözlüklerini tavsiye ederim.<br />
Unutmadan buradan kask üreticilerine sesleniyorum  vizörlerin genelde buğu önleyicisi oluyor fakat güneşliklerin olmuyor. Soğuk ve güneşli havada sürüş yapıyorsanız güneşlikler buğu yapıyor, önünüzü göremiyorsunuz. Buğu önleyici bulundurmada fayda var.<br />
Mont / Pantalon<br />
Evet şimdiye kadar hep iç giyimden bahsettim. Peki mont nasıl olmalı? Bence 4 mevsim montlar uzun geziler için çok idealler. Yazlık olanlar soğukta, kışlık olanlar da sıcakta bayıltıyor. 4 mevsim bir mont soğuk havada içliğini takıp, içine birden fazla kat giyerek ve dışına da bir yağmurluk giyerek kullanılabilir. Aynı şekilde sıcak havada içliğini çıkarıp, havalandırma deliklerini açarak ve içine de uzun kollu sentetik bir kıyafet giyerek konforlu bir seyahat sağlayabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Kask<br />
<br />
Her zaman Full-Face (tam kapalı) veya Flip-Up (önü açılabilen) kask kullanın. Uzun yol, kısa yol fark etmez! Bunun dışında açık renk kasklar sıcak havalarda nispeten daha serin oluyorlar. Ayrıca sizi daha görünür kılıyorlar. İçinde güneşliği olan ve vizör buğu sorununu çözmüş kaskları tercih edin. Havalandırmasının iyi olması veya vizörü küçük bir aralık açık bırakmaya izin veren kasklar sıcak sürüşlerde işe yarıyorlar.<br />
<br />
Bot<br />
<br />
Botunuzun iyi olması ve ayağınızı koruması çok önemli. Genelde ufak tefek düşmeşerde veya motoru devirmelerde ilk hasar alan yer ayağınız oluyor. Uzun bir yolculukda bunun olmasını istemezsiniz. Ayrıca ayağınızı yağmurda kuru tutmalı ve sıcak havalarda nefes alabiliyor olması önemli, yoksa 8 saat sıcakda motor sürdükten sonra botu uzağa koymak gerekebilir <br />
<br />
Diğer Malzemeler<br />
<br />
Kulak tıkacı unutmayın. Günlük kullanılanlar daha çok işinize yarıyabilir kullandıkça atarsınız. Tek kullanımlık almayacaksanız da yanınıza yedek alın. Su konusuda önemli. Her durduğunuzda su için, bunun için suya kolaylıkla ulaşabilecek malzemeler bakın.  <br />
Giyim kuşam ile ilgili uzun yol tecrübelerimden edindiklerimi aktardım. Bunlar tamamen benim kişisel görüşlerimdir ve her bir yolculuğumda çıkardığım derslerden derlenmiştir :)<br />
<br />
Kaynak : Rüzgarın izinde.. ( serkan sogut)<br />
:happy0167:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kartepe Gezisi]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3590</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 16:32:52 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3590</guid>
			<description><![CDATA[Selamlar,<br />
Dün Fatih, Didem,Yener,Şebnem, Nevcan ve Ben Şişli de Pınar'ı ziyarete gitmiştik orda konuşmuştuk ara sıra fırsatlar çıkıyor alıp birlikte bir haftasonu günübirlik gidelim mi diye. İşte yine bir fırsat çıktı<br />
http://www.delikupon.com/Default.aspx?Pr...F8F81B0127<br />
<br />
Kartepe ye günübirlik gidiş dönüş ulaşım ve öğle yemeği 34.90 TL<br />
<br />
Evet gidip kaymaya çalışalım olmadı kartopu oynarız ne dersiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selamlar,<br />
Dün Fatih, Didem,Yener,Şebnem, Nevcan ve Ben Şişli de Pınar'ı ziyarete gitmiştik orda konuşmuştuk ara sıra fırsatlar çıkıyor alıp birlikte bir haftasonu günübirlik gidelim mi diye. İşte yine bir fırsat çıktı<br />
http://www.delikupon.com/Default.aspx?Pr...F8F81B0127<br />
<br />
Kartepe ye günübirlik gidiş dönüş ulaşım ve öğle yemeği 34.90 TL<br />
<br />
Evet gidip kaymaya çalışalım olmadı kartopu oynarız ne dersiniz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Herkese merhaba]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3589</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 13:31:22 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3589</guid>
			<description><![CDATA[Adınızı uzun zamandır biliyordum ,aranızda da bir çok arkadaşım var.Kısmet bugüne imiş.))<br />
İsmim Sinan ,ellisini çoktan devirmiş ,otuz küsür yıllık aralıksız motora binen biriyim..<br />
Motorcu olupta seyahati sevmeyen yoktur.Fırsat buldukca bende eşimle beraber gezerim ,neredeyse uzun yıllardır motora tek binmedim desem yeridir.<br />
Zamanla tanışıp yollar yaparız inşallah diyorum..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adınızı uzun zamandır biliyordum ,aranızda da bir çok arkadaşım var.Kısmet bugüne imiş.))<br />
İsmim Sinan ,ellisini çoktan devirmiş ,otuz küsür yıllık aralıksız motora binen biriyim..<br />
Motorcu olupta seyahati sevmeyen yoktur.Fırsat buldukca bende eşimle beraber gezerim ,neredeyse uzun yıllardır motora tek binmedim desem yeridir.<br />
Zamanla tanışıp yollar yaparız inşallah diyorum..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Trafik Kazası Geçirenin Tedavisi Devletten]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3580</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 11:06:58 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3580</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
ANKARA Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), çıkarılan torba yasanın ardından, trafik kazalarında yaralıların tedavi giderlerinin karşılanmasına yönelik genelge yayımladı.<br />
<br />
   Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Hasan Çağıl imzasıyla yayınlanan genelgede, daha önce konuyla ilgili yapılan duyuruda, 14 Kasım 2008&#8242;den sonra trafik kazası geçiren sigortalılara üniversiteler ile diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında verilen sağlık hizmetlerine ait incelenmemiş faturaların ilgili sağlık kuruluşuna iade edilmesi, ödenmiş faturaların da iade edilerek tutarın ilgili hastanenin alacaklarından mahsup edilmesinin istendiği hatırlatıldı.<br />
              <br />
Genelgede, 25 Şubatta yürürlüğe giren 6111 sayılı ”Bazı alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yeniden düzenlenen 98&#8242;inci maddesinde; ”Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır” ifadesine yer verildiği belirtildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
ANKARA Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), çıkarılan torba yasanın ardından, trafik kazalarında yaralıların tedavi giderlerinin karşılanmasına yönelik genelge yayımladı.<br />
<br />
   Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Hasan Çağıl imzasıyla yayınlanan genelgede, daha önce konuyla ilgili yapılan duyuruda, 14 Kasım 2008&#8242;den sonra trafik kazası geçiren sigortalılara üniversiteler ile diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında verilen sağlık hizmetlerine ait incelenmemiş faturaların ilgili sağlık kuruluşuna iade edilmesi, ödenmiş faturaların da iade edilerek tutarın ilgili hastanenin alacaklarından mahsup edilmesinin istendiği hatırlatıldı.<br />
              <br />
Genelgede, 25 Şubatta yürürlüğe giren 6111 sayılı ”Bazı alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yeniden düzenlenen 98&#8242;inci maddesinde; ”Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır” ifadesine yer verildiği belirtildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Soru :)]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3579</link>
			<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 11:27:16 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3579</guid>
			<description><![CDATA[bana şu sorunun cevabını verebilirseniz hissizleşeceğim:<br />
<br />
kırmızı ve yeşil mesela. bu renklerden birini mutlaka daha fazla seviyorsunuzdur. hangisi olduğunun önemi yok. ama neden daha fazla seviyorsunuz? ikisi de ışığın değişik dalga boylarını yansıtmaları dışında aynı hede. insanın bunlardan birini daha fazla sevmesini sağlayan şey ne bilmiyorum ama bunun nedeni aynı zamanda insanın mutlu olmasını, sevmesini, üzülmesini, kızmasını vs. vs. kısaca hissetmesini sağlayan da nedendir. sadece hislerimizin nedenini bulursak onları kırabiliriz bence. bu da iyiler gitse de kötü hislerimizi de yok etmemiz anlamına gelir ki asıl bilgelik de budur diye düşünüyorum.<br />
<br />
saygılar.<br />
:spsmile:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[bana şu sorunun cevabını verebilirseniz hissizleşeceğim:<br />
<br />
kırmızı ve yeşil mesela. bu renklerden birini mutlaka daha fazla seviyorsunuzdur. hangisi olduğunun önemi yok. ama neden daha fazla seviyorsunuz? ikisi de ışığın değişik dalga boylarını yansıtmaları dışında aynı hede. insanın bunlardan birini daha fazla sevmesini sağlayan şey ne bilmiyorum ama bunun nedeni aynı zamanda insanın mutlu olmasını, sevmesini, üzülmesini, kızmasını vs. vs. kısaca hissetmesini sağlayan da nedendir. sadece hislerimizin nedenini bulursak onları kırabiliriz bence. bu da iyiler gitse de kötü hislerimizi de yok etmemiz anlamına gelir ki asıl bilgelik de budur diye düşünüyorum.<br />
<br />
saygılar.<br />
:spsmile:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlk Yardım ve Acil Müdahale]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3578</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 20:12:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3578</guid>
			<description><![CDATA[İlk Yardım ve Acil Müdahale<br />
<br />
Motosiklet sürücülüğünde koruyucu donanımlar en önemli yaralanmayı önleyici faktörlerdir. Mutlaka kaliteli kask, eldiven, bot, korumalı ceket/pantolon yada tulum kullanınız. Bir kere gerekebilir ama hayat kurtarır. Yanınızda bir cep telefonu ve ilk yardım paketi olsun. Bu pakette sargı malzemeleri, dezenfektanlar, kırık kablosu(telden yapılmış kırık desteği), antibiyotik merhemler bulunsun. Yanınızda bir arkadaşınızla seyahat ediyor olmanızda yardım için idealdir.<br />
<br />
Bir kaza olayına rastladığınızda çabuk düşününüz ve çok dikkatli davranınız. Şayet nefes alıp verme varsa yaralının kaskını çıkarmağa kalkışmayınız. Ambulans çağırınız. Panik ve gürültü yapmadan bilgileriniz doğrultusunda hareket ediniz.<br />
<br />
Boyun:<br />
Omurilik çok yoğundur, sinir dokuları yumuşaktır ve kemikler serttir. Eğer boyun kırılmışsa, en küçük yanlış hareket omuriliği zedeleyebilir. Bunun sonuçları felakettir. Kazazedenin durumu kurtarılabilir vaziyetteyken sizin en ufak bir yanlış şekilde hareket ettirmeniz onu öldürebilir yada felç olmasına sebep olabilir. En yüksek şüphe indeksi ile yaklaşınız. Dikkat anahtardır. Kişinin bilinci kapalıysa yada boyun, omuz, kol veya bacaklar bölgesinde ağrı veya uyuşma şikayetleri varsa, siz oynak bir boyun kırığı yada çatlağı ile karşı karşıyasınız demek olabilir. Bu durumda kişi çok acil bir tehlike ile karşı karşıya değilse, mesela yanan bir enkazın içinde, nefes alımı devam ettiği müddetçe kazazedeyi hareket ettirmeyin. Kaskını çıkarmağa kesinlikle kalkışmayınız.<br />
<br />
Bir dakikalık travma kontrolü:<br />
Uzmanlar ‘’Önce zarar vermeyin’’ derler. Acele davranışlar, yardım etme adına gelişigüzel bilinçsiz davranışlar yapmayınız. Bağırıp çağrışmayınız. Ambulans çağırınız. Sonra sakinleşiniz, derin bir nefes alınız ve aşağıdaki bir dakikalık travma kontrolünü yapınız.<br />
1. Hastanın durumunu kesin belirlemeden yada acil bir tehlike yoksa kıpırdatmayınız.<br />
2. Kazazedeye ne olduğunu sorunuz. Konuşmasındaki berraklık yada berraklığın olmaması kişinin durumu konusunda bir fikir verebilir.<br />
3. Boyun bölgesinde bir ağrı yada uyuşma olup olmadığını sorunuz.<br />
4. Baş ve göğüs bölgesinde yaralanma olup olmadığını kontrol ediniz.<br />
5. Karın bölgesinde bir hassaslık yada gerilme var mı kontrol ediniz. İç organlarda yaralanma olabilir.<br />
6. Kol ve bacak gibi uzuvları yumuşak bir tarzda yoklayınız.<br />
<br />
Yol sürtünmeleri:<br />
Bilhassa donanımsız hatta kısa pantolonla motor sürenlerde görülen bu tip yaralanmalar çok acı verir ve kaybolan doku çok fazla ise ileri seviye yanıklarda olduğu gibi enfeksiyon ölüme sebebiyet verebilir. Bu durumda önce yaralanan bölge bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Bu çok acı veriyorsa önce buzla kompres uygulanmalıdır. Yıkanmadan, yaralı bölgenin üzerindeki pislikleri temizlemeye kalkışmak enfeksiyonun yayılmasına sebep olur. Yıkamadan sonra antibiyotik solüsyonlar(Betadin gibi) kullanın. Sonra yara üzerinde kalan taş/pislik ne varsa alın. Steril bir iğne bunun için idealdir. Sonra yarayı tekrar yıkayın ve Betadine ve Neosporine gibi antiseptik merhemler uygulayınız. Çok acı veren bir yara türüdür.<br />
<br />
Kanamalar:<br />
Tüm kanamalar bir şekilde durur. Bunun erken veya geç olması size bağlıdır. Yara üzerinde direk basınç uygulaması bu işin anahtarıdır. Bu parmak yada temiz bir bez yada t-şörtle olabilir. Kullanılmamış temiz bir materyal olması zorunludur. Hastayı yatırın ve yarayı kalp seviyesini üstünde tutarak bandajı uygulayıp kanamayı yavaşlatınız.<br />
<br />
CPR((Kalp-akciğere ait resüsitasyon(canlandırma)):<br />
Kazazedenin kalbi durmuş nefes almıyor olabilir. Bu ağızdan nefes vermek ile tekrar canlandırma yapılmasını gerektiren bir durumdur. Tıbbi eğitim isteyen bir tekniktir. Özetle kazazedenin hava alabilmesi için ağzı, çene öne hareket ettirilerek açılmalı ve boynu gerecek şekilde hareket ettirilmemelidir. Burnu tıkanarak gögsü yükselene kadar hava verilir. Bırakılır ve tekrar verilir. Tekrar göğüs alçaldığında yapılmalıdır. Varsa hastanın ağzı ile sizin ağzınız arasına hijyenik, geçirgen bir kağıt konulur. Elle kalbe masaj için hastanın yanına diz çömülür ve bir elin dib kısmı göğüs kemiği üzerine konur ve diğer elde onun üzerine yerleştirilir. Parmaklar kenetlenir. Göğüs üzerine kollarınız düz ve kilitli bir tarzda tutularak yarım santim gibi bir baskı uygulanır. Dakikada 100 baskı yapmağa çalışınız ve her 15 baskı arasında ağızdan ağza nefes uygulaması yapınız. Ancak tekrar ediyoruz bu işlem için uygun bir tıbbi eğitim alınmış olması gereklidir.<br />
<br />
Şok:<br />
Ölümcül bir durumdur: Aşırı kan kaybı yada tansiyon düşmesinin sebep olacağı derin depresyonlar ileri yanma, derin yaralar, kanamalar vs sonucunda olur. Kazazedenin bedeni kendini olumsuz yönde kapatmağa başlar. Özellikle yoğun kan kaybının sinir sistemi üzerindeki etkisi buna sebep olur. Kazazedenin nefes darlığı yada sığ nefes alıp vermesi, renginin sararması, bitkinlik, nabız atışlarının zayıflaması ve bilinç kaybı şoka girdiğini gösterir. Kanamayı kontrol altına alıp bu işaretlere dikkat ediniz. Kanın beyne gitmesi için ayakları yukarıda olacak şekilde yere yatırın. Vücut ısısını muhafaza için bir battaniyeyle sarın. Şok çok kötü bir durumdur, kötüleşme hasta normal görünse bile aniden gelebilir. Bu yüzden verilen işaretleri kontrol ediniz. Gözünüzü ondan ayırmayınız.<br />
<br />
Isı dan dolayı bitkinlik, ısı çarpması:<br />
Yeterli sıvı almadan sıcak havada uzun sürüşler yapmak sizin tükenmenize sebep olur. Aşırı terlemeler, renk solgunluğu, kramplar, mide bulantısı vs buna işaret eder. Kişiyi derhal gölgeye alın, buz yada ıslak bezle kompresler yaparak hastayı soğutun, içmesi için bir miktar su veriniz. Kolonya vs gibi alkol içeren maddelerle hastayı ovmayınız. Aşırı ısı çarpmalarında beyin çalışmasını durdurur ve kişi kendi beden sıvılarınca pişirilmeğe başlar. Sonuçta terleme durur, deri sıcak ve kuru bir hal alır ve kişi komaya dahi girebilir. Bu durumda olan kişi ne pahasına olursa olsun soğutulmalıdır. Nefes alması durursa ağızdan ağza nefes takviyesi işlemi de gerekebilir. Ağızdan su alımı bu durumda işe yaramaz, hasta hastanede damar içine zerk edilen ilgili serumlarla tekrar su ile takviye edilir.<br />
<br />
Kırıklar:<br />
Kırıklara müdahale kırığın hareketsizleştirilip kırık tahtası ile sarılmasına bağlıdır. Kırık tahtası yerine kalın gazete kağıdından rulo, tel yada tahta parçaları kullanılabilir. Kırık desteğini yaranın etrafına koyun, dönmüş kol yada bacağı düzeltmeğe çalışmayınız, ve elastik bir bandajla sarınız. Kırık olan yaralı kısmı hareket ettirmeyiniz ve ambulansı bekleyiniz. Köprücük kemiği kırıklarını sabitleyemezsiniz bu yüzden kolun yaralı tarafını askıya alınız ve bir bandajla üst kolu göğse sarıp sabitleyiniz.<br />
<br />
Bu bilgiler geneldir. Müdahale için ilk yardım eğitimi almış olmak gereklidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İlk Yardım ve Acil Müdahale<br />
<br />
Motosiklet sürücülüğünde koruyucu donanımlar en önemli yaralanmayı önleyici faktörlerdir. Mutlaka kaliteli kask, eldiven, bot, korumalı ceket/pantolon yada tulum kullanınız. Bir kere gerekebilir ama hayat kurtarır. Yanınızda bir cep telefonu ve ilk yardım paketi olsun. Bu pakette sargı malzemeleri, dezenfektanlar, kırık kablosu(telden yapılmış kırık desteği), antibiyotik merhemler bulunsun. Yanınızda bir arkadaşınızla seyahat ediyor olmanızda yardım için idealdir.<br />
<br />
Bir kaza olayına rastladığınızda çabuk düşününüz ve çok dikkatli davranınız. Şayet nefes alıp verme varsa yaralının kaskını çıkarmağa kalkışmayınız. Ambulans çağırınız. Panik ve gürültü yapmadan bilgileriniz doğrultusunda hareket ediniz.<br />
<br />
Boyun:<br />
Omurilik çok yoğundur, sinir dokuları yumuşaktır ve kemikler serttir. Eğer boyun kırılmışsa, en küçük yanlış hareket omuriliği zedeleyebilir. Bunun sonuçları felakettir. Kazazedenin durumu kurtarılabilir vaziyetteyken sizin en ufak bir yanlış şekilde hareket ettirmeniz onu öldürebilir yada felç olmasına sebep olabilir. En yüksek şüphe indeksi ile yaklaşınız. Dikkat anahtardır. Kişinin bilinci kapalıysa yada boyun, omuz, kol veya bacaklar bölgesinde ağrı veya uyuşma şikayetleri varsa, siz oynak bir boyun kırığı yada çatlağı ile karşı karşıyasınız demek olabilir. Bu durumda kişi çok acil bir tehlike ile karşı karşıya değilse, mesela yanan bir enkazın içinde, nefes alımı devam ettiği müddetçe kazazedeyi hareket ettirmeyin. Kaskını çıkarmağa kesinlikle kalkışmayınız.<br />
<br />
Bir dakikalık travma kontrolü:<br />
Uzmanlar ‘’Önce zarar vermeyin’’ derler. Acele davranışlar, yardım etme adına gelişigüzel bilinçsiz davranışlar yapmayınız. Bağırıp çağrışmayınız. Ambulans çağırınız. Sonra sakinleşiniz, derin bir nefes alınız ve aşağıdaki bir dakikalık travma kontrolünü yapınız.<br />
1. Hastanın durumunu kesin belirlemeden yada acil bir tehlike yoksa kıpırdatmayınız.<br />
2. Kazazedeye ne olduğunu sorunuz. Konuşmasındaki berraklık yada berraklığın olmaması kişinin durumu konusunda bir fikir verebilir.<br />
3. Boyun bölgesinde bir ağrı yada uyuşma olup olmadığını sorunuz.<br />
4. Baş ve göğüs bölgesinde yaralanma olup olmadığını kontrol ediniz.<br />
5. Karın bölgesinde bir hassaslık yada gerilme var mı kontrol ediniz. İç organlarda yaralanma olabilir.<br />
6. Kol ve bacak gibi uzuvları yumuşak bir tarzda yoklayınız.<br />
<br />
Yol sürtünmeleri:<br />
Bilhassa donanımsız hatta kısa pantolonla motor sürenlerde görülen bu tip yaralanmalar çok acı verir ve kaybolan doku çok fazla ise ileri seviye yanıklarda olduğu gibi enfeksiyon ölüme sebebiyet verebilir. Bu durumda önce yaralanan bölge bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Bu çok acı veriyorsa önce buzla kompres uygulanmalıdır. Yıkanmadan, yaralı bölgenin üzerindeki pislikleri temizlemeye kalkışmak enfeksiyonun yayılmasına sebep olur. Yıkamadan sonra antibiyotik solüsyonlar(Betadin gibi) kullanın. Sonra yara üzerinde kalan taş/pislik ne varsa alın. Steril bir iğne bunun için idealdir. Sonra yarayı tekrar yıkayın ve Betadine ve Neosporine gibi antiseptik merhemler uygulayınız. Çok acı veren bir yara türüdür.<br />
<br />
Kanamalar:<br />
Tüm kanamalar bir şekilde durur. Bunun erken veya geç olması size bağlıdır. Yara üzerinde direk basınç uygulaması bu işin anahtarıdır. Bu parmak yada temiz bir bez yada t-şörtle olabilir. Kullanılmamış temiz bir materyal olması zorunludur. Hastayı yatırın ve yarayı kalp seviyesini üstünde tutarak bandajı uygulayıp kanamayı yavaşlatınız.<br />
<br />
CPR((Kalp-akciğere ait resüsitasyon(canlandırma)):<br />
Kazazedenin kalbi durmuş nefes almıyor olabilir. Bu ağızdan nefes vermek ile tekrar canlandırma yapılmasını gerektiren bir durumdur. Tıbbi eğitim isteyen bir tekniktir. Özetle kazazedenin hava alabilmesi için ağzı, çene öne hareket ettirilerek açılmalı ve boynu gerecek şekilde hareket ettirilmemelidir. Burnu tıkanarak gögsü yükselene kadar hava verilir. Bırakılır ve tekrar verilir. Tekrar göğüs alçaldığında yapılmalıdır. Varsa hastanın ağzı ile sizin ağzınız arasına hijyenik, geçirgen bir kağıt konulur. Elle kalbe masaj için hastanın yanına diz çömülür ve bir elin dib kısmı göğüs kemiği üzerine konur ve diğer elde onun üzerine yerleştirilir. Parmaklar kenetlenir. Göğüs üzerine kollarınız düz ve kilitli bir tarzda tutularak yarım santim gibi bir baskı uygulanır. Dakikada 100 baskı yapmağa çalışınız ve her 15 baskı arasında ağızdan ağza nefes uygulaması yapınız. Ancak tekrar ediyoruz bu işlem için uygun bir tıbbi eğitim alınmış olması gereklidir.<br />
<br />
Şok:<br />
Ölümcül bir durumdur: Aşırı kan kaybı yada tansiyon düşmesinin sebep olacağı derin depresyonlar ileri yanma, derin yaralar, kanamalar vs sonucunda olur. Kazazedenin bedeni kendini olumsuz yönde kapatmağa başlar. Özellikle yoğun kan kaybının sinir sistemi üzerindeki etkisi buna sebep olur. Kazazedenin nefes darlığı yada sığ nefes alıp vermesi, renginin sararması, bitkinlik, nabız atışlarının zayıflaması ve bilinç kaybı şoka girdiğini gösterir. Kanamayı kontrol altına alıp bu işaretlere dikkat ediniz. Kanın beyne gitmesi için ayakları yukarıda olacak şekilde yere yatırın. Vücut ısısını muhafaza için bir battaniyeyle sarın. Şok çok kötü bir durumdur, kötüleşme hasta normal görünse bile aniden gelebilir. Bu yüzden verilen işaretleri kontrol ediniz. Gözünüzü ondan ayırmayınız.<br />
<br />
Isı dan dolayı bitkinlik, ısı çarpması:<br />
Yeterli sıvı almadan sıcak havada uzun sürüşler yapmak sizin tükenmenize sebep olur. Aşırı terlemeler, renk solgunluğu, kramplar, mide bulantısı vs buna işaret eder. Kişiyi derhal gölgeye alın, buz yada ıslak bezle kompresler yaparak hastayı soğutun, içmesi için bir miktar su veriniz. Kolonya vs gibi alkol içeren maddelerle hastayı ovmayınız. Aşırı ısı çarpmalarında beyin çalışmasını durdurur ve kişi kendi beden sıvılarınca pişirilmeğe başlar. Sonuçta terleme durur, deri sıcak ve kuru bir hal alır ve kişi komaya dahi girebilir. Bu durumda olan kişi ne pahasına olursa olsun soğutulmalıdır. Nefes alması durursa ağızdan ağza nefes takviyesi işlemi de gerekebilir. Ağızdan su alımı bu durumda işe yaramaz, hasta hastanede damar içine zerk edilen ilgili serumlarla tekrar su ile takviye edilir.<br />
<br />
Kırıklar:<br />
Kırıklara müdahale kırığın hareketsizleştirilip kırık tahtası ile sarılmasına bağlıdır. Kırık tahtası yerine kalın gazete kağıdından rulo, tel yada tahta parçaları kullanılabilir. Kırık desteğini yaranın etrafına koyun, dönmüş kol yada bacağı düzeltmeğe çalışmayınız, ve elastik bir bandajla sarınız. Kırık olan yaralı kısmı hareket ettirmeyiniz ve ambulansı bekleyiniz. Köprücük kemiği kırıklarını sabitleyemezsiniz bu yüzden kolun yaralı tarafını askıya alınız ve bir bandajla üst kolu göğse sarıp sabitleyiniz.<br />
<br />
Bu bilgiler geneldir. Müdahale için ilk yardım eğitimi almış olmak gereklidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2012 model Honda Motosiklet Fiyatları]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3575</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 17:01:47 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3575</guid>
			<description><![CDATA[CBR 125R	5.790<br />
 	  <br />
CBR 250R	9.250<br />
 	  <br />
CBR 600RR	27.000<br />
 	  <br />
CBR 600F	25.000<br />
 	  <br />
CBR 1000RR Fireblade    33.900<br />
 	  <br />
GL 1800 Gold Wing ABS   67.600<br />
 	  <br />
CBF 600 S ABS	20.600<br />
 	  <br />
CB 600 F Hornet ABS	19.950<br />
 	  <br />
CBF 1000 ABS	23.900<br />
 	  <br />
XL 700 V Transalp ABS	20.700<br />
 	  <br />
VFR 800 X Crossrunner	27.850<br />
 	  <br />
XL 1000 Varadero ABS	27.900<br />
 	  <br />
CBF 150	3.990<br />
 	  <br />
CRF 450 X	10.800 USD<br />
 	  <br />
CRF 450 R	10.800 USD<br />
 	  <br />
CRF 250 X	9.400 USD<br />
 	  <br />
CRF 250 R	9.000 USD<br />
 	  <br />
SW – T600	18.500<br />
 	  <br />
PCX	5.450<br />
 	  <br />
SH 300 i	11.500<br />
 	  <br />
SPACY	4.090<br />
 	  <br />
PS 150 i	6.190<br />
<br />
2012 HONDA MOTOSİKLET MODELLERİ FOTOĞRAF GALERİSİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ.<br />
<br />
<br />
Read more http://motosiklethaber.com/index.php/201...fiyatlari/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[CBR 125R	5.790<br />
 	  <br />
CBR 250R	9.250<br />
 	  <br />
CBR 600RR	27.000<br />
 	  <br />
CBR 600F	25.000<br />
 	  <br />
CBR 1000RR Fireblade    33.900<br />
 	  <br />
GL 1800 Gold Wing ABS   67.600<br />
 	  <br />
CBF 600 S ABS	20.600<br />
 	  <br />
CB 600 F Hornet ABS	19.950<br />
 	  <br />
CBF 1000 ABS	23.900<br />
 	  <br />
XL 700 V Transalp ABS	20.700<br />
 	  <br />
VFR 800 X Crossrunner	27.850<br />
 	  <br />
XL 1000 Varadero ABS	27.900<br />
 	  <br />
CBF 150	3.990<br />
 	  <br />
CRF 450 X	10.800 USD<br />
 	  <br />
CRF 450 R	10.800 USD<br />
 	  <br />
CRF 250 X	9.400 USD<br />
 	  <br />
CRF 250 R	9.000 USD<br />
 	  <br />
SW – T600	18.500<br />
 	  <br />
PCX	5.450<br />
 	  <br />
SH 300 i	11.500<br />
 	  <br />
SPACY	4.090<br />
 	  <br />
PS 150 i	6.190<br />
<br />
2012 HONDA MOTOSİKLET MODELLERİ FOTOĞRAF GALERİSİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ.<br />
<br />
<br />
Read more http://motosiklethaber.com/index.php/201...fiyatlari/]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayalimdeki Rotalardan Birkaçı]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3573</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 11:29:30 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3573</guid>
			<description><![CDATA[Bazen benim kadar çok haritaya bakan varmıdır acaba diye düşünüyorum. :)<br />
<br />
Sanırım Hayali'ni kurduğum en büyük rotalardan biri de Moğolistan’dır. Çok uzun bir yolculuk olduğu için, ne zaman halimden öteye gidebilir şimdilik bilmiyorum. Fakat bir gün mutlaka diyorum. Kafamda çizdiğim rota kuzeyden Rusya’dan gidip sonra birazcık daha aşağıdan Türk ülkelerinden dönmek şeklinde. <br />
<br />
Hep arabayla Seyehat ettim  yakında motosikleti aldığımda hayallerimi gerçekleştirmeyi planlıyorum.. <br />
<br />
İstanbul’dan yola çıkarak Trabzon üzerinden Sochi (Rusya) ve sonrasında Rusya üzerinden devam ederek direk Ulaanbaatar (Moğolistan) varmak. Dönüşte ise Astana (Kazakistan), Bişkek (Kırgızistan), Taşkent (Uzbekistan), Duşanbe (Tacikistan), Aşkabat (Türkmeniztan), Tahran (İran), Tebriz (İran) ve Doğubeyazıt üzerinden Türkiye’ye giriş yaparak İstanbul’a geri dönmek. Gidiş dönüş yaklaşık olarak 18bin km bir rota oluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bazen benim kadar çok haritaya bakan varmıdır acaba diye düşünüyorum. :)<br />
<br />
Sanırım Hayali'ni kurduğum en büyük rotalardan biri de Moğolistan’dır. Çok uzun bir yolculuk olduğu için, ne zaman halimden öteye gidebilir şimdilik bilmiyorum. Fakat bir gün mutlaka diyorum. Kafamda çizdiğim rota kuzeyden Rusya’dan gidip sonra birazcık daha aşağıdan Türk ülkelerinden dönmek şeklinde. <br />
<br />
Hep arabayla Seyehat ettim  yakında motosikleti aldığımda hayallerimi gerçekleştirmeyi planlıyorum.. <br />
<br />
İstanbul’dan yola çıkarak Trabzon üzerinden Sochi (Rusya) ve sonrasında Rusya üzerinden devam ederek direk Ulaanbaatar (Moğolistan) varmak. Dönüşte ise Astana (Kazakistan), Bişkek (Kırgızistan), Taşkent (Uzbekistan), Duşanbe (Tacikistan), Aşkabat (Türkmeniztan), Tahran (İran), Tebriz (İran) ve Doğubeyazıt üzerinden Türkiye’ye giriş yaparak İstanbul’a geri dönmek. Gidiş dönüş yaklaşık olarak 18bin km bir rota oluyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Turkbikers Garaj Porjesi]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3571</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 10:57:26 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3571</guid>
			<description><![CDATA[Kulüp olarak takılabileceğimiz, başka motorcuların da gelebileceği, hobilerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir garajımız olsun diyorum. Birkaç kişi bir araya gelip hem motorlarımızı kapalı yerde park halinde tutabiliriz, hem tamirat, bakım, temizlik  işlerimizi yapar birbirimize yardım ederiz. Bu fikir iyice kafama yattı. Tamir aletleri, anahtar lokma takımları vs herşey var elimizde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kulüp olarak takılabileceğimiz, başka motorcuların da gelebileceği, hobilerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir garajımız olsun diyorum. Birkaç kişi bir araya gelip hem motorlarımızı kapalı yerde park halinde tutabiliriz, hem tamirat, bakım, temizlik  işlerimizi yapar birbirimize yardım ederiz. Bu fikir iyice kafama yattı. Tamir aletleri, anahtar lokma takımları vs herşey var elimizde.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Deniz &quot; denbo&quot; Börtecene'den merhaba.]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3569</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 09:47:01 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3569</guid>
			<description><![CDATA[Herkese merhaba. İsmim Deniz Börtecene. Tevellüt 1966.Yer Ankara.Şair bir babanın,ressam annenin oğluyum.Tek çocuğum ama şımarık değilim:P.  1975 yılından beri İstanbul'da ikamet halindeyim ve hep aynı adresteyim.Sadece evlendikten sonra 2 kat yukarıya taşındım.Kadıköy Anadolu Lisesi ve İst.İşletme mezunuyum.Banka kökenli bir aracı kurumda Yönetici olarak çalışmaktayım. 1985 yılında Honda Mbx 125 cc ile başlayan motor hevesim Fenerbahçe stadının virajında asfalt ile tanışmamla beraber valide hanım tarafından 18 yıl kadar askıya alındı. Bu geçen süre zarfında motora bakış açım "aman aman Allah'a yakın bana uzak olsun" şeklindeydi. 1994 yılında evlendim.Yılın 6 ayı seyahat eder ve gezeriz eşimle. <br />
<br />
Bu geziler sırasında Kaş'a yaptığımız bir yolculuk esnasında ki sene 1998 idi galiba 4 adet GW gördük ve o an eşime dedim ki:"Alsak mı biz de bir tane?"Bu sorudan ancak 5 sene sonra motoru aldık. İlk motorum Yamaha Dragstar 650 classic idi. 27,000 km kullandım ve tarz değiştirmek amacıyla 2007 model CBF 1000 aldım. Bu motorla, 60,000 km yaptım ve 2011 yılının Kasım'ında 2012 model bir Cbf 1000 F aldım. 3,000 km'dir de bu motorun üzerindeyim.<br />
<br />
Biraz çıkıntıyımdır, özellikle Türkçe'nin doğru kullanımına çok dikkat ederim. Üyesi olduğum superevariders ve cbftürkiye sitelerinde, bu konuda çok kavga ederim maalesef.  6,5 yaşında Derin isminde bir kızım var. Umarım katılımcı olurum ve sizleri sıkmam. Siteye Erkan'ın önerisi ile üye oldum.<br />
<br />
Herkese selamlar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herkese merhaba. İsmim Deniz Börtecene. Tevellüt 1966.Yer Ankara.Şair bir babanın,ressam annenin oğluyum.Tek çocuğum ama şımarık değilim:P.  1975 yılından beri İstanbul'da ikamet halindeyim ve hep aynı adresteyim.Sadece evlendikten sonra 2 kat yukarıya taşındım.Kadıköy Anadolu Lisesi ve İst.İşletme mezunuyum.Banka kökenli bir aracı kurumda Yönetici olarak çalışmaktayım. 1985 yılında Honda Mbx 125 cc ile başlayan motor hevesim Fenerbahçe stadının virajında asfalt ile tanışmamla beraber valide hanım tarafından 18 yıl kadar askıya alındı. Bu geçen süre zarfında motora bakış açım "aman aman Allah'a yakın bana uzak olsun" şeklindeydi. 1994 yılında evlendim.Yılın 6 ayı seyahat eder ve gezeriz eşimle. <br />
<br />
Bu geziler sırasında Kaş'a yaptığımız bir yolculuk esnasında ki sene 1998 idi galiba 4 adet GW gördük ve o an eşime dedim ki:"Alsak mı biz de bir tane?"Bu sorudan ancak 5 sene sonra motoru aldık. İlk motorum Yamaha Dragstar 650 classic idi. 27,000 km kullandım ve tarz değiştirmek amacıyla 2007 model CBF 1000 aldım. Bu motorla, 60,000 km yaptım ve 2011 yılının Kasım'ında 2012 model bir Cbf 1000 F aldım. 3,000 km'dir de bu motorun üzerindeyim.<br />
<br />
Biraz çıkıntıyımdır, özellikle Türkçe'nin doğru kullanımına çok dikkat ederim. Üyesi olduğum superevariders ve cbftürkiye sitelerinde, bu konuda çok kavga ederim maalesef.  6,5 yaşında Derin isminde bir kızım var. Umarım katılımcı olurum ve sizleri sıkmam. Siteye Erkan'ın önerisi ile üye oldum.<br />
<br />
Herkese selamlar]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fren Kullanımı]]></title>
			<link>http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3568</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 17:12:41 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turkbikers.com/showthread.php?tid=3568</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sürücü frenleme işleminin en önemli faktörüdür. Frenleme sürücünün keskin dikkatini ve ustalığını ister. Eğer sürücü tehlikenin farkında değilse, aklı başka yerlerde sürüş yapıyorsa en gelişmiş sistemler bile bir işe yaramayacaktır. Frenleri doğru kullanmazsanız en gelişmiş fren sistemleri bile sizin motorunuzu istenildiği gibi durdurmanızı sağlamayacaktır. Bir çarpışmada daha fazla yaralanmaya açık olan motor sürücüsüdür. Bu yüzden sürücü frenleri motosikletinin kontrolünü kaybetmeden agresif bir şekilde kullanmasını bilmelidir. Kaza yapmış bir motor enkazının arkasında uzun bir frenleme izi varsa yetkililerce bu iz sürücünün arka frene basarken ön freni unutmuş olduğu şeklinde motosiklet sürücüsü açısından yüz kızartıcı bir durum gibi kabul edilmektedir. Eğer böyle bir iz yoksa motosikletin çarptığı araç sürücüsünün yol vermeme hatası yaptığı ön görülmektedir.<br />
<br />
Eğer, hız kesmeniz gerektiğinde ön freni kullanmaya alışmışsanız bir problemden kurtulmak gerektiğinde ön freni sert olarak çekmeğe meyillisinizdir. Şayet arka freni kullanmağa alışmışsanız bir tehlikede arka frene asılırsınız ve ön frene dokunmadığınızı kazadan sonra fark edersiniz.<br />
<br />
Motosikletinizin fren sistemi ne olursa olsun doğru alışkanlıkların kazanılmasına yönelik talimlerin yapılması çok önemlidir. Hurt raporunda kazaların çoğunun düz yollarda ve sürücünün herhangi bir tehlike beklemediği anlarda olduğu belirtilmektedir. Ön freni mutlaka bir yada iki parmağınızla tutun. Hatta otobanlarda dahi trafik olmasa bile eğer kısıtlı görüş varsa bunu yapın.<br />
<br />
Şunu unutmayınız: En hızlı, en kısa mesafede duruş her iki frenin birlikte kilitlenmelerinden bir önceki seviyeye kadar maksimum seviyede uygulanmalarıyla gerçekleşir. Şayet motorunuz ABS li ise sistemin devreye girmesinden bir evvelki noktaya kadar uygulama yapılmalıdır. ABS nin görevi kaymanızı önlemektir ama devreye girmesiyle duruş mesafesini uzatır. Bu sebeple sistemi devreye sokmadan kullanırsanız daha kısa duruş mesafesi elde edilir.<br />
<br />
Eğer her iki freni birlikte kullanma alışkanlığını geliştirmişseniz acil durumlarda sert frenleyip sonra düşünürsünüz.<br />
<br />
Şehir içi yoğun trafikte acil frenleme durumunda dikkat etmeniz gereken diğer bir konu arkanızdaki trafiğin durumudur. Kuyruğunuzda yakın takipte bir araç var mıdır? Arkanızı kontrol ederken bir yada iki parmağınız ön frenin üzerinde sıkmaya hazır olsun. <br />
<br />
Şehir içi trafikte en büyük tehlikelerden biride karşı yönden gelen bir aracın aniden kendi soluna yani sizin önünüze kavşak dönüşlerinde yada park çıkışlarında kırmasıdır. Acil frenleme isteyen en tehlikeli durumlardan biridir. Burada genellikle araç sürücüsü sizi görmez yada süratinizi kestiremediğinden görmezden gelir yada yanlış hesap yapar. Ayrıca unutmayın küçük cisimler büyüklere kıyasla olduğundan daha uzakta gözükürler.<br />
<br />
Acil frenleme yapmanız gerektiği anda motosikletiniz dik konumda olması gereklidir. Dizlerinizle tankı tutun, ileriye bakın(bakışlarınızla çarpışmadan hemen önceki durmak istediğiniz noktaya odaklanın). Durmaya çok yakın birinci vitese alın ve aynadan arkanızda çok yakın takipte gelen olup olmadığına bakın sonra motoru durdurun ve sol ayağınızla yere basarken sağ ayağınız arka fren pedalına basılı olarak dursun. Burada şehir içi sürüş hızlarının 50 km/saat civarında olduğu göz önüne alınarak açıklama yapılmıştır. Yolunuzu kesen sürücü aracını yolunuzdan çekince de debriyajı yavaşça salın ve yolunuza devam edin. Geçmiş olsun. <br />
<br />
İdeal olan frenleme şöyledir: Frenleme esnasında ileriye durmak istediğiniz noktaya bakın. Önünüze, göstergelere yada yanlara bakmayın. Önce ön frene frenlemeyi devreye sokacak kadar dokunun ağırlık öne kaysın. Bu noktada debriyajı çekin gazı kapatın ve her iki freni birlikte devreye sokun. Ağırlık öne transfer oldukça ön freni kontrollü bir basınçla kademeli olarak sıkın. Her iki tekeri de kilitleyip kaydırmadan en kısa sürede durmağa çalışın.<br />
<br />
Talim yaparken şu noktalara dikkat edin: Frenleme sırasında motorun bayılmaması için debriyajı çektiniz mi? Sağ ayağınız durduğunuz anda hala fren peginin üzerinde miydi? Arka tekeri kaydırdınız mı? Motosiklette yanlara doğru sallanmalar oldu mu? Birinci vitese almak aklınıza geldi mi? (Birinci vitese almanın hedefi arkadan gelen bir tehlikeden darbe almadan kaçabilmek düşüncesidir).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sürücü frenleme işleminin en önemli faktörüdür. Frenleme sürücünün keskin dikkatini ve ustalığını ister. Eğer sürücü tehlikenin farkında değilse, aklı başka yerlerde sürüş yapıyorsa en gelişmiş sistemler bile bir işe yaramayacaktır. Frenleri doğru kullanmazsanız en gelişmiş fren sistemleri bile sizin motorunuzu istenildiği gibi durdurmanızı sağlamayacaktır. Bir çarpışmada daha fazla yaralanmaya açık olan motor sürücüsüdür. Bu yüzden sürücü frenleri motosikletinin kontrolünü kaybetmeden agresif bir şekilde kullanmasını bilmelidir. Kaza yapmış bir motor enkazının arkasında uzun bir frenleme izi varsa yetkililerce bu iz sürücünün arka frene basarken ön freni unutmuş olduğu şeklinde motosiklet sürücüsü açısından yüz kızartıcı bir durum gibi kabul edilmektedir. Eğer böyle bir iz yoksa motosikletin çarptığı araç sürücüsünün yol vermeme hatası yaptığı ön görülmektedir.<br />
<br />
Eğer, hız kesmeniz gerektiğinde ön freni kullanmaya alışmışsanız bir problemden kurtulmak gerektiğinde ön freni sert olarak çekmeğe meyillisinizdir. Şayet arka freni kullanmağa alışmışsanız bir tehlikede arka frene asılırsınız ve ön frene dokunmadığınızı kazadan sonra fark edersiniz.<br />
<br />
Motosikletinizin fren sistemi ne olursa olsun doğru alışkanlıkların kazanılmasına yönelik talimlerin yapılması çok önemlidir. Hurt raporunda kazaların çoğunun düz yollarda ve sürücünün herhangi bir tehlike beklemediği anlarda olduğu belirtilmektedir. Ön freni mutlaka bir yada iki parmağınızla tutun. Hatta otobanlarda dahi trafik olmasa bile eğer kısıtlı görüş varsa bunu yapın.<br />
<br />
Şunu unutmayınız: En hızlı, en kısa mesafede duruş her iki frenin birlikte kilitlenmelerinden bir önceki seviyeye kadar maksimum seviyede uygulanmalarıyla gerçekleşir. Şayet motorunuz ABS li ise sistemin devreye girmesinden bir evvelki noktaya kadar uygulama yapılmalıdır. ABS nin görevi kaymanızı önlemektir ama devreye girmesiyle duruş mesafesini uzatır. Bu sebeple sistemi devreye sokmadan kullanırsanız daha kısa duruş mesafesi elde edilir.<br />
<br />
Eğer her iki freni birlikte kullanma alışkanlığını geliştirmişseniz acil durumlarda sert frenleyip sonra düşünürsünüz.<br />
<br />
Şehir içi yoğun trafikte acil frenleme durumunda dikkat etmeniz gereken diğer bir konu arkanızdaki trafiğin durumudur. Kuyruğunuzda yakın takipte bir araç var mıdır? Arkanızı kontrol ederken bir yada iki parmağınız ön frenin üzerinde sıkmaya hazır olsun. <br />
<br />
Şehir içi trafikte en büyük tehlikelerden biride karşı yönden gelen bir aracın aniden kendi soluna yani sizin önünüze kavşak dönüşlerinde yada park çıkışlarında kırmasıdır. Acil frenleme isteyen en tehlikeli durumlardan biridir. Burada genellikle araç sürücüsü sizi görmez yada süratinizi kestiremediğinden görmezden gelir yada yanlış hesap yapar. Ayrıca unutmayın küçük cisimler büyüklere kıyasla olduğundan daha uzakta gözükürler.<br />
<br />
Acil frenleme yapmanız gerektiği anda motosikletiniz dik konumda olması gereklidir. Dizlerinizle tankı tutun, ileriye bakın(bakışlarınızla çarpışmadan hemen önceki durmak istediğiniz noktaya odaklanın). Durmaya çok yakın birinci vitese alın ve aynadan arkanızda çok yakın takipte gelen olup olmadığına bakın sonra motoru durdurun ve sol ayağınızla yere basarken sağ ayağınız arka fren pedalına basılı olarak dursun. Burada şehir içi sürüş hızlarının 50 km/saat civarında olduğu göz önüne alınarak açıklama yapılmıştır. Yolunuzu kesen sürücü aracını yolunuzdan çekince de debriyajı yavaşça salın ve yolunuza devam edin. Geçmiş olsun. <br />
<br />
İdeal olan frenleme şöyledir: Frenleme esnasında ileriye durmak istediğiniz noktaya bakın. Önünüze, göstergelere yada yanlara bakmayın. Önce ön frene frenlemeyi devreye sokacak kadar dokunun ağırlık öne kaysın. Bu noktada debriyajı çekin gazı kapatın ve her iki freni birlikte devreye sokun. Ağırlık öne transfer oldukça ön freni kontrollü bir basınçla kademeli olarak sıkın. Her iki tekeri de kilitleyip kaydırmadan en kısa sürede durmağa çalışın.<br />
<br />
Talim yaparken şu noktalara dikkat edin: Frenleme sırasında motorun bayılmaması için debriyajı çektiniz mi? Sağ ayağınız durduğunuz anda hala fren peginin üzerinde miydi? Arka tekeri kaydırdınız mı? Motosiklette yanlara doğru sallanmalar oldu mu? Birinci vitese almak aklınıza geldi mi? (Birinci vitese almanın hedefi arkadan gelen bir tehlikeden darbe almadan kaçabilmek düşüncesidir).]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
